7 Haziran 2010 Pazartesi

Sock! Pow! Zok! Bam! Blap! Whap! Bıff! Zbam!



Eski tüfeklerin ağır kurşunuyla uçmadan önce son bir şekerleme sunmak istedim. DC Comics dergisinin sahibi ve Batman karakterini başka bir vizyonla çizen Bob Kane ile Bill Finger’ın dünyada çok tutulan dizisinden bahsetmek istiyorum. 61’de yayıma giren serinin, beş sene sonra televizyonlarda dizi olarak çekilmesine karar verildikten sonraki “uç” dönemden çıkmak pek kolay bir şey değil. Belki hatırlayan vardır, çocukken ara sıra televizyonlara düşerdi.

Bugün kendi aramızda “Batman müziği!” dediğimiz melodinin kökleri, 60’ başlarında Manhattan’ın en iğrenç mahallelerinde caz çalan Neal Hefti’ye ait. Bir sürü başka müzisyende görebileceğimiz gibi, piyasaya tek bir “hit” single ile çıkıp ömür boyu ekmeğini yediren parçalardandır. Parçanın henüz 60’ başlarında ortaya çıkması, kaçınılmaz olarak işin içine surf ve garage öğelerini de katmış. İnce ve hızlı elektrik müziği, araya giren motifler ve dizide seyrine doyum olmayan, her seferinde farklı bir “dayak efektiyle” bizleri diziye daha da çok kilitlendiren özellikti. Bunun yanında, Batman ve Robin’in bütün araç ve gereçlerin spesifik bir adı olması da çok iyiydi. Mesela Batman bir helikopterin içindeyse ve denize atlayacaksa, onun kesin bir Bat Ladder / Yarasa Merdiveni olurdu. Bu tür şeyler akılda kalıyor işte.

Sanırım dizide “akılda kalıcı” başka unsurların bolluğundan dolayı, bu yazı beni buralara getirdi: Batmobil / Yarasa Arabasının aslında 63’bir Buick olması ve çalışanlar tarafından bir şekilde modifiye edilerek verilmesi, Batman’ın olağan bir yerde ortaya çıkmasıyla ona hayran kalan kızların elbisesi ve sevgilerini gereğinden “fazla” göstermesi, Joker’in tamamen psychedelic öğeleriyle dolu olması (uzun ve ince gülüşü, mabedinde bulunan ve nedense hiçbir işi olmadan kenarda sigara(?) içen kızların varlığı, karakterin sürreal benzetmeleri ve intikam şekli) ve aslında 60’ ortalarında hayal edebileceğiniz bir San Francisco şehrinin küçültülmüş maketi gibi duran Gotham City’de kaybolmak gibi örnekler geldi aklıma.

1965’te kurulan Fransız garage grubu Les Hou Lops, melodiyi deyim yerindeyse “şekillendirir” ve onu piyasalara bir “parça” olarak sürer. Parçanın ismini “Batman” verirler ve çok tutar. Fransızca olması da işin bir başka tarafı: Nakarat kısmında Batmaaaan / Batmaaaaan diye haykırdıktan sonra nazik burnunu havaya kaldırarak parçaya devam eden şantörümüzün bu iyiliğini hiçbir zaman unutmayacağım.

Son olarak, dizide Batman karakterini oynayan Adam West ise, Family Guy dizisinde ara sıra çıkan beyaz saçlı, takım elbiseli ve genellikle Bill Clinton’a benzetilen karakterden başkası değildir. Zira kendileri şu an dizinin yapımcısı olarak görev başındadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme